Haksız Şart Kavramı

Haksız Şart Kavramı

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un “Haksız Şart” hükümlerine dayanılarak hazırlanan Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmelik (bundan böyle “Yönetmelik” olarak anılacaktır) 17.06.2014 tarihinde Resmî Gazetede yayınlanmış ve aynı tarihte yürürlüğe girmiştir.

İlgili Yönetmelik çerçevesinde Haksız şart; “Tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye dahil edilen ve tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde dürüstlük kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme şartları” olarak tanımlanmıştır.

İlgili Yönetmeliğin 5. maddesi uyarınca; Tüketici ile kurulan sözleşmelerde yer alan bir şartın haksız şart olarak kabul edilebilmesi için;

  1. Bir şartın tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye dahil edilmesi ve,
  2. Bu şartın tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde dürüstlük kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olması,

unsurlarının bir arada bulunması gerekmektedir.

İlk olarak, tüketici sözleşmelerindeki bir hükmün haksız şart olarak kabul edilebilmesi için, o hükmün satıcı ve/veya sağlayıcı tarafından tek taraflı olarak ve tüketici ile müzakere edilmeksizin sözleşmeye konulmuş olması gerekmektedir.

Günümüzde tüketiciler, satıcı ve/veya sağlayıcılardan mal veya hizmet almak istediklerinde satıcı ve/veya sağlayıcılar tarafından kendilerine, hüküm ve şartları tek taraflı olarak belirlenmiş standart sözleşmeler imzalatılmaktadır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında Standart Sözleşmeler; “İçeriğini kısmen veya tamamen genel işlem koşullarının oluşturduğu, tarafların karşılıklı müzakereleri sonucu değil, aksine, taraflardan biri veya üçüncü kişi tarafından önceden hazırlanmış hükümlerin kullanıldığı sözleşme tipi” olarak tanımlanmıştır.

Standart sözleşmeler bakımından ilgili Yönetmeliğin 5/2. maddesinde bir karine öngörülmüş olup, buna göre; eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir. Bu karinenin aksini -yani bir standart şartın tüketiciyle münferiden müzakere edildiği hususunun- ispatı satıcı ve/veya sağlayıcıya aittir.

Tüketici sözleşmelerine satıcı ve/veya sağlayıcılar tarafından “Sözleşmenin tüm hükümlerinin müşteri ile müzakere edildiği ve mutabık kalındığı, müşterinin sözleşme hükümlerine itirazı olmadığı” şeklinde kayıt düşülerek tüketicilere imzalatılması, söz konusu sözleşme hükümlerinin taraflarca müzakere edildiğini ispatlamayacağı gibi, bu ve benzeri kayıtların tamamı tüketiciler bakımından geçersiz olacaktır.

Ayrıca bir sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesinden o sözleşmenin standart sözleşme olduğu sonucuna varılırsa; bu sözleşmedeki bir şartın belirli unsurlarının veya münferit bir hükmünün taraflarca müzakere edilmiş olması, sözleşmenin kalan kısmına ilgili Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasını engellemeyecektir.

Tüketici sözleşmelerinde yer alan bir hükmün haksız şart olarak kabul edilebilmesi için o şartın tüketiciyle müzakere edilmeksizin sözleşmeye dahil edilmesi tek başına yeterli değildir. Ayrıca bu şartın tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde dürüstlük kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe yol açması gerekmektedir.

Özel hukukun pek çok esasında uygulama alanı bulan hakların kullanılması ve borçların ifasında uyulması gereken genel ilke “dürüstlük kuralı” olarak adlandırılmıştır. Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesi uyarınca; herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uyması gerekmektedir.

Tüm bu açıklamalar ışığında; satıcı ve/veya sağlayıcının tek taraflı olarak ve tüketici ile müzakere edilmeksizin düzenlediği sözleşme hükümleri ile yarattığı dengesizlik, dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil edecek nitelikte ise, söz konusu sözleşme hükmü tüketici bakımından kesin olarak hükümsüz olup, ilgili sözleşmenin bunun dışında kalan diğer hükümleri geçerliliğini korumaya devam edecektir.

Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmeliğin ekinde yer alan listede, tüketici sözleşmelerinde karşılaşılabilecek haksız şart hükümleri örnek olarak gösterilmiş olup, ekli listede yer verilen haksız şartlardan birkaçı aşağıda belirtilmiştir;

  • Sözleşmeyi düzenleyenin, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerinden herhangi birini tamamen veya kısmen ifa etmemesi veya ayıplı ifa etmesi halinde, tüketicinin herhangi bir alacağını sözleşmeyi düzenleyene karşı var olan bir borcuyla takas etme hakkı dahil, sözleşmeyi düzenleyene veya bir üçüncü şahsa yöneltebileceği yasal haklarını ortadan kaldıran ya da ölçüsüz şekilde sınırlayan şartlar,
  • Sözleşmeyi düzenleyenin, sadece kendisi tarafından belirlenen koşullarda edimini ifa edeceği, buna karşılık tüketicinin her halde ifa ile yükümlü tutulduğu şartlar,
  • Tüketicinin sözleşmeyi kurmaktan veya ifa etmekten vazgeçmesi hallerinde sözleşmeyi düzenleyene tüketicinin kendisine ödediği bedeli muhafaza etme hakkı tanıyan, ancak sözleşmeyi düzenleyenin aynı türden davranışları için tüketiciye benzer bir tazminat hakkı tanımayan şartlar,
  • Yükümlülüklerini yerine getirmeyen tüketicinin, orantısız biçimde yüksek bir tazminat ödemesini gerektiren şartlar,
  • Sözleşmeyi düzenleyene, sözleşmeyi keyfi bir şekilde fesh etme hakkı tanıyan ancak tüketiciye aynı hakkı vermeyen şartlar ile sözleşmeyi düzenleyenin fesih hakkını kullanmasına rağmen, henüz ifa etmediği edimler karşılığında almış olduklarını muhafaza etme hakkı veren şartlar,
  • Sözleşmeyi düzenleyene, haklı sebeplerin var olduğu durumlar hariç olmak üzere, belirsiz süreli bir sözleşmeyi makul bir bildirimde bulunmaksızın ve süre tanımaksızın fesh etme hakkı tanıyan şartlar,
  • Tüketicinin, sözleşmenin kurulmasından önce fiilen bilgi sahibi olamayacağı sözleşme şartlarını, geri dönülemez bir şekilde kabul ettiğini öngören şartlar,
  • Sözleşmeyi düzenleyenin sözleşme şartlarını, sözleşmede belirtilen haklı bir sebep olmaksızın tek taraflı olarak değiştirmesine imkan veren şartlar,
  • Sözleşmeyi düzenleyenin, sözleşme konusu mal veya hizmetin niteliklerini tek taraflı olarak ve haklı bir sebep olmaksızın değiştirebileceğine ilişkin şartlar,

İlgili Yönetmeliğin ekindeki listede belirtilen haksız şart durumları sınırlayıcı olmayıp, bu şartlar yalnızca tüketici sözleşmelerinde en çok karşılaşılan haksız şartlara örnek olması bakımından Kanun koyucu tarafından ilgili Yönetmelikte belirtilmiştir.

Sonuç olarak; psikolojik ve konum olarak güçlü şirketlere karşı güçsüz konumda olan tüketicilerin, bu şirketlerin tek taraflı olarak -tüketiciler ile müzakere edilmeksizin- hazırladığı ve tüketici sözleşmelerine dahil ettiği şartlardan korunması ve sözleşme özgürlüğünün en temel ilkelerinden olan “tarafların eşitliği” ilkesinin sağlanması için Tüketici mevzuatında “Haksız Şart” kavramına yer verilmiştir. İlgili Yönetmelik hükümleri uyarınca; tüketici sözleşmelerinde yer alan bir şartın haksız şart olarak kabul edilebilmesi için; o şartın tek taraflı olarak tüketiciyle müzakere edilmeksizin sözleşmeye dahil edilmiş olması ve bu şartın dürüstlük kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olması gerekmektedir. Bu unsurlara sahip bir sözleşme hükmü tüketiciler bakımından kesin olarak hükümsüz olup, sözleşmenin bunun dışında kalan diğer hükümleri geçerliliğini korumaya devam edecektir.

EGEM Hukuk Bürosu Avukatlarından
Av. Emre Yıkmaz

Paylaş:

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin